Sign in / Join
evli ciftlere terapi - Evli çiftlere  yapılan terapi ne kadar faydalı?

Evli çiftlere yapılan terapi ne kadar faydalı?

Çiftler kendisi aralarında muhtelif meseleler yaşayabiliyor.
Bu meseleler farkında olmadan kök ailelerinde sahip olduklarını devam ettirmekten kaynaklanıyor.

Çifler kendilerinde noksan gördüklerini karşısındaki kişide bulduğunda ilk vakitler güzel gelebiliyor.
Daha ardından bu değişiklik ilişkinin çatırdamasına sebep veriyor.
Örneğin, kendisine inancı noksan olan ve içedönük bir erkekle, özgüveni epey yüksek ve dışadönük bir kadını düşünelim.
En başta, erkek, bayanın kuvvetli duruşundan ve sosyal ilişkilerdeki başarısından, bayan da erkeğin sakinliği ve dinginliğinden etkilenir.
Birbirlerinin farklılıklarından keyif alır, birbirlerine ahenk sağlamaya başlarlar.
Ancak seneler geçtikçe, kendisi doğalarında olan yanları yine meydana çıkar.
Özellikle gerilimli yaşam olaylarında, erkek henüz da içedöner, kadınsa sosyal ortamına hasret duyar.
Bu değişikliğe karşın temasta kalmak, yakınlığı koruyabilmek zorlaşır.
Birbirlerinin greksinimlerini göremez, duyamaz olurlar.
Farklı istekler, beni bundan sonra sevmiyor, kıymet vermiyor, umursamıyor gibi idrak edilir.
Bu da çatışmaya veyahut uzaklaşmaya sebep gerçekleşir.

Temelde yatan bu döngünün, son zamanlarda en çok yüzeye çıktığı noktalar, evlendikten ardından geniş aileyle çizilen sınırlar, bilhassa anne-baba olduktan ardından misyon paylaşımı, beraber ve ayrı geçirilen dönemin idaresi, teknoloji kullanımıyla alakalı değişik beklentiler ve neticede oluşanduygusal ve cinsel mesafedir.
Eşlerin genel olarak mesele çözme şekilleri, eş illişkilerinde yaşanan bu problemlere karşı yaklaşımlarını da etkiler.
Daha sık sık kadınlar, ilişkideki meseleleri aktif olarak gündeme getiren, etrafına danışanve terapi konusunu gündeme getiren doğrultu gerçekleşir.
Ancak bu, erkeğin meseleleri önemsemediği mananına gelmez.
Erkek çoğunlukla yaşanan meselelerin eşler arasında çözülebileceği veyahut halledilmesi gerektiği inancını taşır.
Çevresine pek anlatmaz.
Erkeklerin terapiye gelmeleri çoğunlukla eşlerinin arzusuyla gerçekleşir.
Ancak başladıktan ardından, şayet akıllarına yatarsa, terapiye bağlılıkları henüz kuvvetli olabilir.
Sosyal olarak “derdini anlatma”nın, üzüntüsünü dile getirmenin zayıflık bulunduğu inancıyla büyüyen erkek, terapinin başında zorlansa da bu hisleri içersinde yargılanmadığı bir alan açıldığını gördüğünde, bundan epey faydalanır.
Her çift mesele yaşar
Her çift, ilişkisinde mesele yaşar.

Eğer çiftler bu meseleleri aralarında konuşabiliyor, iki doğrultu da duyulduğunu hissediyorsa, kendisi fikirlerini yargılanmadan meydana koyabiliyor ve ortak bir çözüm yolu bulabiliyorsa, terapiye gereksinim duymadan birlikteliklerini koruyabilirler.
Ancak, değişik yollar denemelerine karşın, eşlerden minimum biri hislerini açmak ile ilgili eşine güvenmiyorsa, meseleler konuşulduğunda kendisini henüz yalnız ve çaresiz hissediyorsa, yüksek ses çıkarma, aşağılama ve şiddet varsa, aldatma yaşanmasına karşın bu mevzu konuşulamıyorsa, ilişkiher geride bıraktığımız gün henüz çatışmalı veyahut henüz uzak bir hal alıyorsa, bir çift terapistine gereksinim bulunmaktadır.
Çift terapisi, her iki eşe de denk uzaklıkta duran, ikisinin de greksinimlerini ve zorluklarını görebilen bir terapist doğrulusunda, meselelerin ve çözüm yollarının konuşulabileceği güvenilir bir bölge sağlar.
Genellikle çiftler terapiye geldiklerinde iletişimsizlik sorunundan bahsederler.
Aslında hayat sürdürdükleri, kesif hislerini anlattıklarında başka bireyin bunu bir tehdit olarak algılayarak duvar örmesi veyahut karşı hücüma geçerek gerçekte bu tehdite karşı kendisini korumaya çalışması olarak yorumlanabilir.
Her çift terapisi yaklaşımının meseleye müdahalesi değişik olsa da, genel olarak çiftin arasındaki bu etkileşim döngüsü meydana çıkarılarak, çiftin yeni ve henüz pozitif bir döngü yaratabilmesi üstünde çalışılır.

İki doğrultuda istediklerini ve greksinimlerini dile getirmeli
İki doğrultu da gerçek greksinimlerini dile getirdikten ardından, kimi davranışlar henüz kabul edilebilir duruma gelebilir veyahut değişim daha düşük ürkütücü görünür.
Çiftler,terapide dürüstçe ve samimiyetle fakat pozitif bir dille duygularından bahsettikten ardından, yakınlaşarak istedikleri bir temasa sahip olabilirler.
Böylece boşanmanın önüne geçilmiş gerçekleşir.
Ancak bazı durumlarda, bu paylaşımın nihayetinde, çiftler gerçekte harbiden istediklerinin terk etmek olduğuna hüküm verebilirler.
Terapist, bu halde, birçok yol denenmesine ve belirli bir müddet terapiye devam etmelerine karşın halen ayrılığı seçenek eden çiftin sıhhatli bir şekilde ayrılmasına yardım edebilir.
Çift terapisi ferdi terapiye mukayese et henüz kısa sürelidir.
Bazen çiftler temas problemleri ile değil, ilişkilerini etkileyen henüz gündelik meselelerle alakalı (örneğin, bir hususta ortak hüküm vermek) danışmanlık almaya gelebilirler.
Bu halde, çoğunlukla terapist onları bir karara doğru yönlendirmez, fakat kendisi kararlarını verebilmeleri içersinde bir kolaylaştırıcı vazifiyeti üstlenir.
Bu tip haller dışında, birkaç seansta netice beklemek doğru olmaz.
3-6 ay arası haftalık seanslar
Genellikle 3-6 ay arası bir müddette haftalık seanslar yapılır ve ardından takip seanslarıyla değişim pekiştirilir.
Terapinin ilk zamanları, çiftin henüz evvel pek konuşmadıkları hususları konuşmaya başlamaları, kendisine ve diğerine değişik bir pencereden bakmaya başlamalarıyla epey kesif geçer.
Ancak ardından yargılanmadan kendisini ifade edebildiğini gören danışanlar içersinde proses henüz basit akmaya başlar.
Terapiden daha fazla faydalanabilmek içersinde en ehemmiyetli unsurlardan biri terapiye ve terapiste inanmaktır.
Bu sebeple, her iki eşin de iyi inceleme yapılması, terapistin yaklaşımı ile ilgili malumat almaları tavsiye edilebilir.
Doğru terapisti bulabilmek içersinde internet araması yapabilir.
Bu aramada en ehemmiyetli nokta, terapistin çift ve aile terapisi ile ilgili eğitimi olup olmadığıdır.
Bu hususta, çift ve aile terapisi bölümünde gayret gösteren derneklere (örneğin, ÇATED, Çift ve Aile Terapileri Derneği) danışılabilir.
Bu tetkiklerin yanında, bir yönlendirme veyahut tavsiyeyle yola çıkmak ehemmiyetlidir.
Ancak, terapist-danışan teması epey şahsi bir tecrübe bulunduğu içersinde, eşlerin, tekliflen terapistle bir tanışma müzakeresi yaparak, terapide kendilerini sebep hissettiklerine bakmaları lazım olur.

Bu görüşmede eşler, terapiste,terapi süreci ile ilgili akıllarına takılan sualleri da sorabilmelidir.
Terapiste emniyet dışında başka ehemmiyetli bir belirleyici ise, eşlerin seanslarda dürüst ve içten olmalarıdır.
Özellikle terapiden beklentiler ile ilgili içten olmamak, (örneğin, bir bireyin gerçekte boşanmaya hüküm vermesine karşın, eşini kırmamak yerine düzeltmeye çalışıyor gibi görünmesi), terapinin boşa harcanması mananına gelir.

Leave a reply